İngiltere Londra’da Eğitim, Dil Okulu, Yaşam ve Çalışma

Evet sıra Londra’ya geldi… Puslu havasına, kırmızı telefon kulübelerine, bir klasik olan “fish&chips”ine, British aksanlı hanımefendi ve beyefendilerine, Viktoryan tarzı evlerle dolu sokaklarına, özellikle de Sherlock Holmes’un Baker Street’deki ikonik evine ve sıcak publarına hayran olduğumuz Londra! Üzerinde güneş batmayan ülkenin etkileyici başkenti Londra! Aç kollarını bize, sana geldik!

Kusura bakmayınız bu içerikte biraz methiyeler düzeceğiz, adeta bir şiir gibi konuşacağız çünkü hayallerimizi süsleyen Londra’ya sonunda varabildik… Dünyanın sayılı şehirlerinden olan, Avrupa’yı biraz gezip gördüğünüzde diğer başkentlerden farklı bir atmosfere sahip olduğunu hızlıca anladığınız Londra; ilk görüşte aşk gibi bir şey…  

Bildiğiniz gibi İngiltere turumuza ülkenin güneyinden başladık. Londra’ya ulaşana kadar pek çok güzel, eşsiz şehir gezdik. Fakat size tek bir şey söyleyebiliriz; Londra tamamıyla bambaşka bir cazibeye sahip… Bu şehirde dil eğitimi almak, şehirle bütünleşmek, bir turist gibi değil de buralıymışçasına her sabah metroya atlayıp okulunuza gitmek, şu köşedeki pub’da soluklanmak, yoldaki insanlara gülümseyerek selam vermek, bir kültürü yaşayabilmek paha biçilemez bir deneyim olacak. Eğer “metropolde yaşamak benim gözümü korkutmaz, aktif bir hayat istiyorum” diyorsanız yurtdışında dil eğitiminizi kesinlikle Londra’da almalısınız.

Bizim gibi düşünenlerin sayısı da az değil… Tüm dünyada; yurtdışında İngilizce eğitimi denildiğinde akla gelen ilk ülke İngiltere, İngiltere’de tercih edilen ilk şehir ise Londra oluyor. Yurtdışı eğitim sektöründe liderliği ABD ile paylaşan İngiltere; her yıl milyonlarca genci İngilizce eğitimi almak üzere topraklarında ağırlıyor. Gençlerin büyük çoğunluğu; kozmopolit bir şehir olması, aktif sosyal hayatı, gelecek planlarını bu şehirde şekillendirme arzusu gibi sebeplerle Londra’yı eğitim üssü olarak görüyor. Bu şehirde eğitim almanın avantajları kadar dezavantajları da bulunuyor. Mümkün olduğunca yansız davranmaya söz vererek Londra’yı anlatmaya başlıyoruz.

Tower Bridge, Londra.

Londra’da Dil Eğitimi Alacağım Peki Ya Masraflar?

Londra, yaşam maliyeti en yüksek şehirlerden biridir… Yurtdışında eğitim alacak bir öğrenci bütçe kalemlerini oluşturmayı bilmelidir. Okul ücreti, konaklama, yeme-içme, ulaşım ana gider kalemleridir. Londra’yı diğer İngiliz şehirleriyle karşılaştırdığımızda yeme-içme, ulaşım gibi masrafların arasında büyük uçurumlar yoktur. Lükse kaçmazsanız yeme-içmeye ödeyeceğiniz fiyatlar hemen hemen aynıdır. Marketlerde göreceğiniz fiyatlar, diğer şehirlerdekilerle başa baş gider. Londra’daki en büyük masraf konaklamadır. Özellikle yurtta değil de öğrenci evinde konaklamak istiyorum diyenlerin masrafı bir anda yükselir. Bu noktada mümkün olduğunda yurtdışı eğitim danışmanlarınızın yönlendirme ve tavsiyelerini dinlemenizi öneririz.

Düşünmeniz gereken en önemli gider kalemi; tabi ki okul ücretleri. Londra’da okulların gördüğü yoğun talebi de göz önünde bulundurursanız, okul ücretlerinin diğer şehirlere göre bir miktar yüksek olduğunu görebilirsiniz. Eğer geleceğinizi yurtdışında planlama gibi bir arzunuz varsa, yurtdışında üniversite/yüksek lisans yapmak istiyorsanız Londra’da dil eğitimi alarak bu yola güzel bir başlangıç yapabilirsiniz.

Londra; dünyanın nabzının attığı, ilk gelişmelerin yaşandığı, büyük şirketlerin merkezlerinin yer aldığı, kültür/sanata her daim canlı olduğu sayılı şehirlerden biri olduğundan burada eğitim almak size çok şey katacaktır. Bu şehir size pek çok fırsat sunacak ve pek çok kapıyı aralamanıza imkân tanıyacaktır.

Dil eğitiminizi Londra’da almaya karar verdikten sonra “Londra’da dil okulu masrafları nedir?” sorusunun aklınızda dönüp durduğunu biliyoruz. Buna net bir cevap vermek mümkün değil. Sizin istekleriniz, amaçlarınız, ihtiyaçlarınız doğrultusunda maliyetler değişkenlik gösterebiliyor. Unutmayın bütçenizin ne aralıkta olduğunu doğru bir şekilde belirttiğinizde Global Vizyon danışmanları sizi en doğru adreslere yönlendiriyor. Okul ücretleri, konaklama, Londra’da yaşam giderleri, ulaşım gibi pek çok ayrı kalemden oluşan bütçenizi en iyi şekilde danışmanlarla organize edebilirsiniz. Londra’daki dil okulları linklerimize baktığınızda aralarında uygun fiyatlı olanları size söyleyeceğiz. Fakat işin profesyonelleriyle görüşmek daha doğru kararlar almanızı sağlayacaktır.

Londra’da Dil Eğitimi ve Kalitesi

Atlamamanız gereken diğer bir nokta ise ‘eğitim kalitesi’. Londra’da pek çok dil okulu bulunuyor. Bu okullar arasında tercih yaparken dikkatli olmanız gerekiyor. Fiyatı uygun diye ya da kulak dolma bilgilerle verilen Londra’da dil okulu tavsiyeleriyle yanlış seçimler yapmaktan kaçının. Size danışmanlık veren şirket; köklü ve saygın bir kurum değilse Londra’ya gittiğinizde sizi tatmin etmeyen bir okulda eğitim almak durumunda kalabilirsiniz. Bu sebeple Global Vizyon çalışanlarının uzun yıllardır sahip olduğu deneyim ve tecrübeye kulak kabartmanızı ve önerilerini dikkate almanızı tavsiye ederiz.

Londra’da dil okullarını anlattığımız linklerimizde bulunan her okul, eğitim kalitesiyle dünya çapında bilinen ve Londra’da en iyi dil okulları arasındadır. Bu okulları inceleyip, kendiniz için en uygun olanı seçmenizi öneririz. Dediğimiz gibi siz Londra’da eğitim almaya karar verdikten sonra Global Vizyon danışmanları size en doğru yönlendirmeleri yapacaktır.

İngiltere’ye İlk Kez mi Gidiyorsunuz? İngiltere Vizelerini mi Merak Ediyorsun? O Zaman Bu Başlık Altında Toplanıyoruz!

Gençlerin büyük çoğunluğu ilk yurtdışı seyahat deneyimini yurtdışında dil eğitimi almaya karar verdiklerinde gerçekleştiriyor. Siz de bunlardan biri olabilirsiniz… Bizim aramızda yurtdışına ilk kez İngiltere seyahatimiz esnasında çıkanlar oldu. Kendi başınıza başka bir ülkeye gitmek, vize almak, uçağa binmek, gümrük kapılarından geçmek, yol bulmak, farklı insanlarla etkileşime girmek her biri gözünüzde çok büyüyor farkındayız. Hepimiz bu duyguları tattık. Hiç korkmayın, biz size nerede ne yapmanız gerektiğini detaylıca anlatacağız.

Okulunuza karar verdiniz ve yola çıkacaksınız… En kilit konu İngiltere’de dil okulu vizesi almak. Ama korkmayın bizim kurtarıcı meleklerimiz olan Global Vizyon danışmanları size de yardımcı olacak.

İngiltere vizesi alırken dil okulu programınızın süresi önemli bir faktör. 6 aylık bir program için Öğrenci Ziyaretçi Vizesi, 11 aya kadar olan programlar için Uzatılmış Öğrenci Ziyaretçi Vizesi, 6 aydan uzun programlar ve artı çalışma hakkı almak isteyenler TIER4 Uzun Dönem Öğrenci Vizesine başvurmaktadır. Bu noktada kafanız karışmasın çünkü danışmanlarının sizin için en uygun olanın hangisi olduğunu size belirtecek ve tüm evrakları toplama ve başvuru sürecinde yanınızda olacaktır.

İngiltere’de Ulaşım

Kural 1: İçinizde konuşup duran negatif sesi susturun! Gideceksiniz, yapacaksınız, öğreneceksiniz… Sizin de içinizde durmak bilmeyen bir ses korku ve endişe dolu yorumlarıyla sizi bir adım geri atmaya zorluyorsa, o sesi hemen susturun. Unutmayın ki yurtdışı dil eğitimine giden herkes aynı endişeleri taşıyor ve hepsi eğitimlerini alıp evlerine sağ sağlim dönmeyi başardılar. Siz de başaracaksınız. Ama benim İngilizcem iyi değil, nereden nereye gideceğimi bilemem, kaybolurum diye korkuyorsanız emin olun İngiltere’de geçirdiğiniz ilk haftanın sonunda tüm endişeleriniz yok olacak ve kendinize güvenininiz yerine gelecek.

Türkiye’den Londra’ya oldukça sık bir uçuş yapılıyor. O yüzden bilet fiyatları konusunda endişe etmeyin. Bir de biletleri önceden aldıysanız çok makul fiyatlara uçabilirsiniz. Uçuşunuzun makul bir fiyatta olması için bir konuya dikkat edebilirsiniz. Heathrow, Gatwick ve Stansted İngiltere’de en sık kullanılan havalimanlarıdır. Stansted Havalimanı diğer havalimanlarına göre daha uygun fiyatlı uçuşlar bulacağınız havalimanıdır. Bilet aramalarınızı yaparken bu sizin için güzel bir detay olabilir.

Bu bilgilerden sonra haydi yolculuğa başlayalım… Türkiye’de havalimanına gittiğinizde, biletinizi aldığınız uçuş şirketinin kontuarına gidip biletinizi almanız ve bagajınızı teslim etmeniz ilk işiniz. Sonrasında çeşitli güvenlik kontrollerinden geçip, gümrük kapısına geleceksiniz, burada memurdan aldığınız onay sonucunda uçağınızın kalkacağı gate’e doğru yol alınız. Bekleme alanında uçuş saatinizi bekleyin ve saat gelince uçağınıza gidip, koltuğunuzu bulup oturun. (Tüm uçuş bilgileri biletinizde yazar fakat gate’inizin değişme olasılığına karşılık havalimanı içerisinde kurulu kocaman ekranlardan uçuş numaranızı ve gate’inizi kontrol edebilirsiniz)

Uçuşunuzu gerçekleştirdiniz ve İngiltere’desiniz peki şimdi ne olacak? Gelin anlatmaya devam edelim…

Varan 1: Uçaktan indiniz, birazdan pasaport kontrolü için sıraya gireceksiniz. Uçaktan indikten sonra hosteslerin ve uçak kafilesinin yönlendirmesiyle pasaport kontrolüne varacaksınız. Sırada düzgün durmanızı ve sorun çıkaracak davranışlardan kaçınmanızı öneririz. Sıra size geldiğinde birkaç basit soru yöneltilecek. Bu sorulara en düzgün yanıtları veriniz. Örneğin ne için ülkeye giriş yaptığınızı, hangi okulda okuyacağınızı, ne kadar süre kalacağınıza dair soruların cevaplarını önceden kafanızda hazırlayın. Eğitim alacağınıza dair belgeleriniz yanınızda olsun. İngilizceniz çok temelse birkaç soruya önceden çalışmanızı öneririz. Bu basit soruları cevapladıktan sonra buyurunuz UK sınırlarına…

Varan 2: Pasaport kontrolünden çıktıktan sonra diğer yolcularla birlikte bagaj alanına doğru yürümeye başlayacaksınız. Bagaj alanlarının üzerlerindeki ekranlarda hangi uçuşa ait bagajların geldiği yazar, zaten uçaktaki insanlara göz aşinalığınız olacaktır… Gidince doğru sırada bekleyip, valizinizi alın ve otobüslere doğru yönelmeye başlayın.

Varan 3: “Konaklayacağım yere nasıl varacağım?” diyorsunuz. Hemen cevaplayalım dünyanın en geniş metro ağına sahip olan Londra’nın yer altında güzel bir maceraya başlayacaksınız. İlk gün metro hattını anlamak zor gelirse okulunuzdan karşılama talep edebilir, otobüsle ulaşım olup olmadığını sorabilir veya taksi kullanabilirsiniz.

Önemli Not: Yola çıkmadan önce kalacağınız yerin adresini hem telefonunuza hem de bir kâğıda not edip yanınıza alın.

Londra’da Yaşam

Dünyanın En Güzel Başkentlerinden Londra’da Ne Yapılır?

Londra’da yapılacak pek çok bulunmaktadır. Şehrin içerisinde gireceğiniz her sokakta karşınıza keşfedeceğiniz farklı şeyler bulacaksınız. Bu bir restoran ya da pub da olabilir bir sanat galerisi ya da müze de…

Londra’ya gittiğinizde kesinlikle görmeden dönmeyin diyeceğimiz yerler;

Big Ben Saat Kulesi: Westminster Sarayı’nın yanında bulunur. Dünyanın en büyük ikinci dört yüzlü saatidir. Londra’ya gidip önünde fotoğraf çektirmemek olmaz.


London Eye: Avrupa’da bilinen en yüksek dönme dolaptır. Londra manzarasının keyfini çıkarmak istiyorsanız uğrayın deriz.

Buckingham Sarayı: Dünyaca ünlü Buckingham Sarayı’nı ziyaret etmeden dönmeyeceğinize eminiz…

Londra Kalesi: Thames Nehri’nde çıkacağınız gezintinizde göreceğiniz tarihi yapıdır. Ziyaret etmeye değer…

British Museum: Dünyanın dört bir yanından gelen Antik Çağ eserlerini görebileceğiniz bir müzedir. Tarihe ve sanata ilgisi olanlara önerilir.

Thames Nehri: Londra’ya gelip Thames Nehrinde gezintiye çıkmamak olmaz…

Tower Bridge: Thames Nehri’nde yapacağınız gezintide görebileceğiniz ikonik yapıdır. İki kanat bu açılır köprünün ihtişamı karşısında etkilenmemek mümkün değil…

Hyde Park: Hyde Park’ta çimlere uzanıp, saatlerce keyif yapmadan Londra’dan dönmek mi? Böyle bir seçeneğiniz yok. Büyük ihtimalle en sık gittiğiniz mekân olacak…

Westminister Sarayı: İngiliz Parlamentosuna ev sahipliği yapan bu yapıyı yakından görmek isteyeceksiniz…

Picadilly Circus: Londra’nın ünlü ve işlek kavşağıdır. Turistler ve sokak müzisyenlerine sıklıkla rastlayacaksınız. Çok hareketli, çok kozmopolit, çok başka…

National Gallery: Müze severlerin ilgisini çekecek bir adres. Biz gittik, gördük, size de öneririz.

Soho: Restoranların, kafelerin bulunduğu İngiliz halkının eğlence için sıklıkla tercih ettiği bir sokaktır. Bir gece uğramadan dönmeyin…

Camden Town: Yaratıcılık dolu semt… Her gencin uğraması gereken yer. Küçük tezgâhlarına, mağazalarına, kafelerine, ara sokaklarına bayılacaksınız.

Tate Modern: Uluslararası modern sanat eserlerinin sergilendiği müzedir. Modern sanata ilginiz varsa yolunuz kesinle buraya düşecektir.

Harrods: Hemen hemen tüm İngiliz filmlerinde gördüğünüz ünlü bir mağazadır. Özellikle yılbaşında Londra’da bulunursanız Harrods’a uğramadan dönmeyin. Mağazanın yaptığı süslemeler sayesinde yeni yıl ruhunu iliklerinize kadar hissedeceksiniz.

Nothing Hill: Londra’nın en prestijli semtlerinden biridir. İkinci el kıyafetlerin satıldığı festivaliyle ünlüdür. Semtte pek çok lüks butik ve restoran bulunur.

Londra’da Yap!

– London Eye’dan Londra’ya kuşbakışı bir göz at!

– British aksanının keyfiniz çıkarmak, kulak dolgunluğu kazanmak için yerlilerle sohbet et!

– İngiliz müzik gruplarının sahne aldığı bir konsere git!

– Harrods’un muhteşem süslemelerle dolu vitrinlerine göz gezdir!

– İngiliz publarından birinde fish&chips’e doy!

– İngiltere’nin simgesi kırmızı telefon kulübeleri önünde bir selfie almaz mıyız?

– Dünya siyasetine, sanatına, müziğine yön veren isimlerin yaşadıkları evleri ziyaret et!

– Thames Nehri’nde gezilere katıl, buradaki hikayeleri dinle!

– Dünyanın en gelişmiş metro hattını keşfe çık!

– Gezebildiğin kadar bütçenin el verdiği kadar müze gez!

– Şık bir 5 çayına katıl! Bak bakalım British aksanıyla bir çay içmek nasıl oluyor?

– Sherlock Holmes 221B Baker Street desek?

– Şemsiyeni aç yağmur altında gez!

– Hyde Park’ta küçük bir piknik…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir